Dostun hassasi ve sarti budur ki: Katiyen, Sozler'e ve envar-i Kur'aniyeye dair olan hizmetimize ciddi taraftar olsun ve haksizliga ve bid'alara ve dalalete kalben taraftar olmasin, kendine de istifadeye calissin.
Kardesin hassasi ve sarti sudur ki: Hakiki olarak Sozler'in nesrine ciddi calismakla beraber, bes farz namazini eda etmek, yedi kebairi islememektir.
Talebeligin hassasi ve sarti sudur ki: Sozler'i kendi mali ve telifi gibi hissedip sahip ciksin ve en muhim vazife-i hayatiyesini onun nesir ve hizmeti bilsin.
Dost, benim sahsi ve zati sahsiyetimle munasebettar olur. Kardes, abdiyetim ve ubudiyet noktasindaki sahsiyetimle alakadar olur. Talebe ise, Kur'an-i Hakimin dellali cihetinde ve hocalik vazifesindeki sahsiyetimle munasebettardir.
Eger talebe ise, her sabah mutemadiyen ismiyle, bazan hayaliyle dahi yanimda hazir olur, hissedar olur.
Eger kardes ise, birkac defa hususi ismiyle ve suretiyle dua ve kazancimda hazir olup, hissedar olur. Sonra umum ihvanlar icinde dahil olup, rahmet-i Ilahiyeye teslim ediyorum ki, dua vaktinde "ihveti ve ihvani" dedigim vakit, onlar, icinde bulunur. Ben bilmezsem, rahmet-i Ilahiye onlari biliyor ve goruyor.
Eger dost ise ve feraizi kilar ve kebairi terk ederse, umumiyet-i ihvan itibariyle duamda dahildir. Bu uc tabaka dahi, beni manevi dua ve kazanclarinda dahil etmek sarttir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder